Kullanım Şartları

milliemlak.org sayfalarında yer alan her türlü bilgi, rapor, araştırma/inceleme sonuçları, görüş, öneri ve yorumlar güvenilirliğine inanılan/güvenirliliği kabul edilen kaynaklardan temin edilen bilgiler dikkate alınarak genel anlamda bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Sayfalarda yer alan bilgiler ve doğrulukları MEKDER Yönetimi ya da üyeleri tarafından garanti edilmemekte olup bunlardaki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zarardan ve her ne şekilde olursa olsun uğranabilecek zarardan dolayı MEKDER Yönetimi ve üyeleri sorumlu tutulamaz.

Kapat
Soru Gönder      
Soru Başlığı:
İçerik:
Üye Girişi          Henüz üye değilseniz kayıt olun.
Kullanıcı Adınız:
Şifreniz:
Email Adresiniz:
KAYIT OL          Üye iseniz giriş yapabilirsiniz.
Kullanıcı Adınız:
Şifreniz:
Şifreniz Tekrar:
E-Posta Adresiniz:
Adınız ve Soyadınız:
Doğum Tarihiniz: (örn:21.12.1952)
Mesleğiniz:

Makaleler

  • No: 13
  • Yazar: Haluk ESENER
  • Makale: MEDENİ KANUN’A GÖRE DEVLETİN MİRASÇILIĞI
  • Tarih: 10.07.2009
  • Yayınlandığı Dergi: Yaklaşım Dergisi, Ocak 2006-Sayı:157
  • İçerik:

    MEDENİ KANUN’A GÖRE DEVLETİN MİRASÇILIĞI

    Haluk ESENER - Maliye Bakanlığı Milli Emlak Kontrolörü

    (Yaklaşım Dergisi, Ocak 2006-Sayı:157)

    Miras Hukuku, bir hakiki şahsın ölmesi veya gaipliğine karar verilmiş olması halinde para ile ölçülebilen bütün hak ve borçlarının yani malvarlığının mukadderatını düzenleyen hukuk kurallarından ibarettir. Diğer bir deyimle, ölen veya gaipliğine karar verilmiş olan şahsın mal varlığının kimlere ne oranda ve ne şekilde intikal edeceği hususları Miras Hukuku’nun konusunu oluşturmaktadır[1].

    Miras Hukukundaki eğilimler üç grup altında toplanabilir. Bunlar;

    - Kişinin, ölümünden sonra onun intikale elverişli özel hukuk ilişkilerinin kendi iradesi göz önünde tutulmaksızın kanundan dolayı ve doğrudan doğruya belli aile fertlerine geçmesini öngören “aileyi koruyan görüş” (yasal mirasçılık sistemi),

    - Aileyi koruyan görüşün tam aksine, miras bırakanın, malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etmesini, özel hukuk ilişkilerinin akıbetini serbestçe düzenlemesini öngören “ferdiyetçi görüş” (iradi mirasçılık sistemi),

    - Miras bırakanın malvarlığının ölümünden sonra toplum yararına tasfiye edilmesini, mirasın ölen kişinin vatandaşı olan devlete kalmasını öngören “kolektivist görüş”tür.

    Türk Miras Hukuku’nda her üç görüşün bir sentezi yer almaktadır [2].

    Bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de miras hakkı anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 35’inci maddesine göre; “Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre Devlet, bazı hallerde mirası yasal mirasçı olarak sahiplenebilmektedir. Bu yazımızda Devletin mirasçılığı konusunda açıklamalarda bulunulacaktır.

    1. MEDENİ KANUNA GÖRE MİRASÇILIK

    Ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bulunan bir kimsenin mirasının intikal ettiği (geçtiği) gerçek ve tüzel kişilere mirasçı denilir.

    Medeni Kanun’da 2 çeşit mirasçılık öngörülmüştür. Bunlar Kanun’dan doğan “yasal mirasçılık” ve murisin (miras bırakan) iradesinden kaynaklanan “atanmış mirasçılık” tır.

    Kanun’a göre; kan hısımları, evlatlık ve alt soyu, sağ kalan eş ve Devlet yasal mirasçı durumundadırlar.

    Kan hısımları arasında mirasçılık zümrelere göre belirlenir. Buna “parantel sistemi” denir. Parantel sistemi nesillerin birbirini takip etmesi esasına dayanır. Birinci parantel miras bırakanın alt soyudur. Miras bırakanın çocukları, torunları alt soyunu oluşturur. Evlatlık edinilen kişi de miras bırakanın alt soyu gibi kabul edilir. İkinci parantel miras bırakanın ana ve babası ile bunların alt soyundan oluşur. Üçüncü parantel ise miras bırakanın büyük ana ve büyük babası ile bunların alt soylarından oluşmaktadır.

    Kan hısımları arasında öncelikle birinci parantelde bulunanlar mirasçıdırlar. Birinci parantelde mirasçı yoksa ikinci, ikinci parantelde de mirasçının olmaması halinde ise üçüncü parantelde bulunanlar mirasçı olurlar.

    Kişi ölüme bağlı tasarruf yolu ile kendisi mirasçı atayabilir. Medeni Kanun’a göre ölüme bağlı tasarruflar, “vasiyetname” (md. 502) ve “miras sözleşmesi” (md. 503) şekillerinde yapılır.

    2. DEVLETİN MİRASÇILIĞI

    Medeni Kanun’un 501’inci maddesine göre mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Devletin mirasçı olabilmesi için miras bırakanın eşi ve üçüncü parantel dahil hiç yasal mirasçısının olmaması ve ölüme bağlı tasarruflar ile mirasçı tayin edilmemiş olması gerekir.

    Miras bırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer (md. 594).

    Kanun’un 631’inci maddesine göre mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi, re'sen terekenin resmî defterini düzenler. Devlet miras bırakan tarafından atanmış mirasçı da olabilir. Devlet ister yasal ister atanmış mirasçı olsun miras bırakanın külli halefidir. Kanun’un 599’uncu maddesinde, mirasçıların miras bırakanın borçlarından sorumluluğu kişisel yani sınırsız sorumluluk esasına dayandırılmasına karşın, Kanun’un 631’inci maddesi ile Devletin sorumluluğu, terekeden eline geçen değerlerle sınırlandırılmıştır.

    Kanun’un 605’inci maddesine göre; yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Devlette mirası reddetme hakkına sahiptir. Devlet mirası reddedince en yakın mirasçıların tümü tarafından reddedilen tereke iflas dairesince tasfiye edileceği için burada da iflas dairesi tasfiye işlemlerine başlayacaktır. Böylece kamu örgütleri defter tutmaktan kurtulurken diğer kamu örgütleri yükümlülük altına girecektir. Bu nedenle öğretide Devletin mirası ret yerine resmi tasfiye talebinde bulunmasının daha isabetli olacağı görüşü kabul edilmektedir. Bu görüş kabul edildiğinde, terekenin resmen tasfiyesine gidilir. Kanun koyucu Devletin mirasçılığını özel hukuk alanında bir mirasçılık olarak düzenlemiştir. Burada sahipsiz mallara egemenlik dolayısıyla el koyma söz konusu değildir.

    Kanun’daki hükümler karşısında şöyle bir sonuca varılabilir. Devlet resmi tasfiyeyi talep etmiş ise tasfiye yapılacak, tasfiyede bir bakiye kalırsa Devlete verilecektir. Devlet resmi tasfiye talep etmemiş ise, fakat tereke borca batık ise ve şartları varsa, mirasın Devlet tarafından hükmen reddedileceği kabul edilir. Resmi tasfiye talebi ve hükmen ret yoksa Devlet mirasçı olacaktır [3].

    Devlet diğer mirasçılardan farklı olarak hiçbir zaman mirasçılık sıfatını kaybetmez. Mirasçılık sıfatının kaybı ya iradidir veya istenmeyen hareketler veyahut da bilgisizlik gibi sebeplerle gayri iradidir ki bu sebepler Kanun’da gösterilmiştir[4].

    Devlet miras bırakanın ölümünden itibaren mirasçı olur (md.599).

    3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18’inci maddesi ile kanunlar uyarınca Devlete intikal eden taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereği miras yoluyla Devlete kalan taşınmazlar zamanaşımı yoluyla kazanılamazlar.

    Devlet diğer yasal mirasçıların sahip olduğu haklara sahip olup miras sebebiyle istihkak ve iptal davaları açabilir.

    3. 131 SAYILI MİLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ

    Maliye Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı KHK’nin 13’üncü maddesin (c) bendine göre; Devlete intikali gereken taşınır ve taşınmaz mallarla hakların Hazineye mal edilmesi işlemlerini yürütmek, taşınmazların tescilini, taşınır malların tasfiyesini sağlamak görevi Milli Emlak Genel Müdürlüğüne aittir.

    27.03.1986 tarih ve 131 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde, Hazine menfaatini korumak bakımından, mirasçı bırakmaksızın ölen kişilerin taşınır ve taşınmaz mallarının belirlenebilmesi amacıyla, milli emlak taşra birimlerince yeterli araştırmaların yapılması gerektiği belirtilmiştir.

    Genel Tebliğe göre milli emlak taşra birimlerince;

    - Öncelikle ölen kişinin, öldüğü yer ve son ikametgâhında kendisini tanıyanlardan ve mahalle muhtarlarından doğum yeri, nereden geldiği ve ne işle meşgul olduğu gibi bilgilerin edinilmesi ve ölenin mirasçılarının olup olmadığının araştırılması,

    - Bu bilgiler doğrultusunda, nüfus kaydı da gözönüne alınarak doğum yeri ile bulunduğu yer ve daha önce bulunmuş olduğu ve ilişkili bulunduğu anlaşılan yerlerden, milli emlâk müdürlüğü veya malmüdürlüğü kanalıyla, tapu sicil müdürlükleri, bankalar, vergi daireleri, emniyet ve trafik şubeleri ile gerektiğinde ticaret ve gemi sicili gibi yerlerden sorulmak suretiyle, ölenin mal varlığının tespiti hakkında araştırma yapılması,

    Gerekmektedir.

    4. SONUÇ

    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda Devlet yasal mirasçılar arasında sayılmıştır. Kanun’da geçen Devlet ibaresi dar anlamda Devleti (Hazineyi) ifade etmektedir. Maliye Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı KHK’nin 13’üncü maddesinin (c) bendinde, Devlete intikali gereken taşınır ve taşınmaz mallarla hakların Hazineye mal edilmesi işlemlerini yürütmek, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

    Devletin mirasçılığı, makalemizin giriş bölümünde açıklanan kolektivist görüşün bir yansımasıdır. Devletin mirasçılığı talidir çünkü ilk üç parantelde mirasçı bulunmaz ise yani tereke mirasçısız kalır ise miras Devlete intikal etmektedir. Bu düzenleme ile kişinin mirasçı bırakmaksızın ölümü halinde mirasının ne olacağı konusundaki belirsizliğin giderilmesi amaçlanmıştır.



    [1] Turgut AKINTÜRK, Medeni Hukuk, Savaş Yayınevi, Ankara, 1989, s. 271

    [2] Bilge ÖZTAN, Miras Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara, 2005, s. 5-6

    [3] ÖZTAN, age, s. 49

    [4] Dursun Ali ÖZEL, Tereke Hukuku Açısından Hazinenin Mirasçılığı (Basılmamış Mesleki Yeterlilik Tezi), İstanbul, 2000, s. 114

SİZLERDEN GELEN SORULAR

Merak ettiklerinizi bu bölümde sorabilir, daha önceden sorulmuş soruların cevaplarına ulaşabilirsiniz.

» Sorularınızı Göndermek İçin Tıklayınız
» Sıkça Sorulan Sorular İçin Tıklayınız

FOTO GALERİ